8 Nisan 2009 Çarşamba

Redd - Don Kişot

Silahlı kuvvetlerin, sanatsal yaratım sürecine olan etkisi hakkında bir tez konusu falan seçmiş olsak, Türk Rock Müzik piyasası önümüzdeki günlerde tezimiz için önemli veriler sunacak olurdu. Önce Duman'ın çifte albümünü konu ederdik tezimize, şimdi de Redd'in 21 albümünü. Pek yakında çıkacak Kurban albümünü de iliştirdikmiydi, on numara bir tez hazır olurdu. Bugünkü turta biraz silahlı, ama bolca Redd'li.

Albüm yayınlandı ancak henüz dinlemedim. Çıkış şarkısı Don Kişot ise son bir kaç haftadır defalarca döndü bilgisayarımda. TTnet Müzik I-Pod destekli olsaydı çok daha fazla dinlerdim eminim ki. Yani rahatlıkla anlayabileceğiniz üzere, fena halde beğendim ben bu şarkıyı. "Hadi değiştirelim herşeyi./ Devrim olsun bunun ismi" diye giriyor şarkıya Doğan Duru. Redd'in müziğinde bir devrimden söz edemeyiz. Ama zaten devrim bekleyen kim? Şarkının videosu bile geçen albümden Falan Filan'ı andırdı bana. Bana öyle geldi yani. Biraz da Killers'ın Human viedosunu. Olabilir. Ben yine de beğendim.

Bildiğimiz Redd var yine karşımızda. Anadolu Rock'ın karşısında "Şehirli Rock" olarak sınıflandırabileceğimiz alt türün, son zamanlardaki en önemli temsilcilerinden biridir Redd. Vokalist Doğan Duru hakkında, Türkiye'nin en iyi erkek rock vokali olduğu gibi oldukça sağlam bir iddiam da bulunmakta. Şov yapmadan, ne kadar iyi bir vokal olduğunu gözümüze sokmaya çalışmadan, hatasız icra eder vokalini. Kulak okşayan, karakteristik bir ses rengine sahip olması da cabası. Ama Redd müziği hiç bir zaman bu sağlam vokale sırtını dayayıp rehavete kapılmaz. Tamamı iyi müzisyenlerden oluşan bir gruptur çünkü. Nakarat zaafları dışında oldukça sağlam sözler de yazarlar şarkılarına. Hepsi bir araya gelince de, son yılların en dinlenilesi gruplarından biri çıkar ortaya.

Her zaman konuyu dağıtmaya müsaitim. Ama hemen geri dönüorum. Bildiğimiz Redd var bu şarkıda demiştim. Var, var olmasına da, şarkının sonundaki uzun sayılabilecek gitar solosunu saymazsak. Bir Redd şarkısında ilk defa böyle bir soloyala karşı karşıyayız sanırım. Sanırım diyorum çünkü tam olarak emin olamadım. Yine de bu kadar dikkat çekici bir solonun bugüne kadar Redd şarkılar muhtevasında yer almadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.


Redd'in hak ettiği yere ulaşamamış gruplardan biri olduğunu söyleyemem. Her ne kadar hala çok sağlam bir patlama yapamamış olsa da, hak etikleri yer tam olarak budur bana göre. Çok büyük kitlere değil, daha az sayıda ama çok sadık ve nitelikli bir dinleyici kitlesine sahipler. Bunun hiç de fena bir konum olduğunu söyleyemeyiz güzide müzik piyasamız için. Özellikle kalıcı bir müzik yapmak ise hedefiniz. Redd'in hedefinin tam olarak bu olduğunu söyleyemesem de, şimdilik ve giderek daha fazla memnun görünüyorlar hallerinden. Zaten catchy nakarat zaaflarını yenebilecek gibi de görünmüyorlar ve bu zaaf ile çok büyük sayısal başarılar yakalamaları hayli zor görünüyor. Ama nakaratın tek amacı, şarkıların hatırlanabilirliklerini arttırarak, büyük kitlelere ulaşmasını sağlamak değil midir zaten? Müziğin kalitesi açısından hayati önem taşıdığını söyleyemeyiz yani. Bu yüzden kaliteli müzik peşindeki bizler bunu hiç umursamıyoruz ve en sevdiğimiz gruplar listesinde üst sıralardan bir yer veriyoruz Redd'e.


Son olarak 21 isimli albümlerinin üretim sürecini, en azından stüdyo ve kayıt sürecini, yayınladıkları blog aracılığıyla dinleyicileriyle paylaşmış olmalarının çok şık bir hareket olduğunu söylemek istiyorum. Bence bir grubun sadık hayranları, sadece üretilen işlerle, sürecin sonuyla değil, sürecin tamamıyla, işin mutfağıyla ve gelişimiyle de hatta yaratım süreciyle de yakından ilgililer. Ben çok yakından takip etmiş olmasam da, bu blog paylaşımının pek çok Redd fanını epey mutlu ettiğine eminim. Bu yüzden benden bir bravoyu hakkediyorlar.


Silahlı kuvettler etkisine dönersek tekrar, sadece 21 şarkılık 21 albümü ve Duman'ın çift albümünü düşünerek, silahlı kuvvetlerin şarkı sayısı üzerinde pozitif bir etkiye sahip olduğu sonucunu çıkarabiliriz. Bir de uzun saçlar ve rockçı duruşu üzerindeki etkisi var ki, hiç sormayın. Kaan Tangöze'nin papyonlu halleri hala akıllarda. Peki siz Cenk Turanlı'nın asker sonrası(post-military) halini gördünüz mü hiç? Afiyet Olsun!



Tabi ki resmi site: http://www.redd.com.tr/


Hiç yorum yok: