
90'ların önemli alternatif gruplarından biridir Weezer. Ülkemizde son yıllarda oluşmaya başlayan, Amerika'da önemli bir alt kültür olarak kabul edilen, Japonların ise milletçe ait oldukları, geek ya da nerd denilen kitlenin sesi oldular. Tam olarak Türkçe karşılığı yoktur bu kelimelerin ama kimi çevirilerde inek olarak çevirildiğine rastladım. Ancak alakası yoktur. Çizgi romanlar, bilimkurgu, frp, bilgisyar oyunları gibi yaratıcı ve hayalgücü gerektiren aktivitelerle meşgul olan bir kitle bu bahis konusu olan. Hani yetişkin denilen insanların çocuk gibi davranmakla suçladıkları kitle, plaza insanı tabir edilen insanların burun kıvırdığı insanlar var ya, bunlar onlar işte. Üniversite yıllarının sonuna gelmiş, nacizane bir geek olarak bugünkü turtamı Weezer için domuzlu ve fasülyeli yapıyorum. Hadi bakalım umarım beğenirler.
Geek olmak garip bir şeydir ülkemizde. Diğer ülkelerde nasıldır bilmem ama bizde geekliğin ilk belirtileri orta okul yıllarında başlar. Ergenliğin getirdiği hormonal aktivitelerle karşı cinsin ilgisini çekme çabası o yaştakı her ergenin ortak özelliğidir. Enstürman çalmaya merak sarar kimisi, virtüöz ya da daha iyisi rockstar olmayı hayal eder. Kimisi sporcu olur. Okul takımının gözdesi olmaya çalışır. Hepsi bir Jordan, hepsi bir Tsubasa'dır(Bizim zamanımızda en iyi bunlardı). Kimisi zaten ay parçası gibidir hiç bunlara bulaşmaz. Ama bazıları bunların hiç birine sahip değildir. Elle tutulur yetenekleri yoktur ama yine de karşı cinsin ilgisini çekmeleri gerekir. Bu yüzden herkesten farklı ne varsa ilgilenmeye başlarlar. Kimsenin bilmediğini bilmek, kimsenin okumadığını okumak, kimsenin izlemediğini izlemektir amaçları. Böylece Yüzüklerin Efendisi okunur, orjinal Star Wars üçlemesi yeniden vizyona girmiştir, izlenir. Bilgisayar oyunlarına merak sarılır. Herkes Fifa 96-97-98 diye giderken, Civilization, Sim City ve bilimum adventure oyunları oynanır falan filan. Sonra bahsettiğim grupların hepsinde bir seyrelme meydana gelir. Artık karşı cinsin ilgisini çekme metodları geliştirilmiş ve herkes kendine özgü taktikler kullanmaya başlamıştır. Gitaristler gitarı bırakır. Sporcular sigaraya başlar. Diğer grup ise fiziksel ve ruhsal gelişim süreci ile çeşitli beceriler geliştirir ve sıradanlaşır. Yine de bazıları olduğu yerde takılı kalır. Eğlencelidir farklı olmak. Üstelik kendisi de farklıdır ve yaratabilir. Ama en önemlisi hala kızların dikkatini çekecek önemli bir method geliştirememiştir.
İşte bunlar lise yıllarında geek olur. Matrix'den, Forgotten Realms'den, Diablo'dan, Wolverine'deb bahsederek kızları etkileyebileceklerini zannederler. Etkiledikleri de olur. Ama genelde çok farklı bir çocuk tanımlamasından ve anlatıklarıyla ilgileniyormuş gibi bakan ama hiç bir şey anlamayan bakışlardan başka bir şey elde edemezler. Kızların geeklik süreçleri ise lisede başlar. Kimi kızlar farklı çocuktan hoşlanır ve anlamasa da onu dinler. Sonra anlamaya başlar ve etkisi kalır. Tadını almıştır bir kere farklı olmanın. Ya da döneceği yerde bir şey yoktur. Saçma sapan dedikodu yapan, dünyadan bihaber kızlardan başka. Dişi bir geek böyle doğar işte. Sonra üniversite yılaları gelir. Önce asosyal derler bunlara. Yine de saygı görür. Adamımız aslında o kadar da yaratıcı olmadığını farkeder. Ama zeka parıltısını ve yaratıcılığın ince tadını algılayabiliyordur. Sanatın tadını almasını öğrenir. Kimileri rock grubu kurar. İkinci enstürman ilgisi dalgası başlar. Orta okulda yeteneği olmayanlar yeteneklerini bir kez daha test etmek ister. Yine olmaz. Olmaması gerekir zaten. Çünkü eğer olursa geek olunmaz. Aynı anda hem oldurup hem geek kalmak zordur. Looser olmak vardır biraz işin doğasında.
Sonra birden bir şey olur ve geeklik moda olur. Artık çevresindeki herkes biraz geekdir. Herkes farklı tatların peşinde, herkes çok ilginç bir şeyler bulmaktadır. Nostalji patlaması yaşanır. 80'ler geri döner. Çocukluk çizgi filmleri falan tartışılır olur dost meclislerinde. En iyi kim hatırlayacak yarışmaları yapılır. Herkes en komik diziyi, en absürd şarkıyı, en saçmasapan filmi keşfeder. Ne olduğunu anlamaz önce çekirdekten yetişen geekimiz. Sonra öğrenir ki Youtube diye bir şey icad olmuş. ADSL sayesinde her eve internet, her eve Youtube girmiş. En ilginç videolar, maziden gelen görüntüler her yerde konuşulur olmuş. Çekirdekten geekler de kaptırır kendini modaya. Ve yaratamayan için bir şans kapısı olur. Yıllardır yaratıcılıkları ve hayalgüçleri ile biriktirdiklerini dökecek bir alan bulamayanlar, en enteresan videoyu çekip Youtube ünlüsü olmak için yarışmaya başlar.
Weezer hakkında yazıyordum nereden nereye geldim. Ama madem weezer yeni albümünü çıkarıyor ve bu kırmızı albümlerinin ilk videosu Youtube ünlüleri üzerine, konuyu şahsi geeklik geçmişimi anlatarak getireyim buralara dedim ama laf biraz uzadı. Blue Album, Green Albüm ve şimdi sırada Red Album. Geek Rock diyorlar bu California'lı grubun yaptığı müziğin türüne. Punk Rock'ın bir alt kolu olarak kabul edebiliriz. Ülkemiz geekleri yabancı müzik dinlemeye Metallica ile başlar. Sonra bir şekilde punk rock ile tanışır. Blink182, Greenday, Offspring derken bir şekilde mutlaka Weezer ile de tanışırlar. Hepsinden farklı,hepsinden iyidir aslında. Ama onlar kadar popüler değildir sadece. Popüler olmadığı için daha da çok sevilir. Ne de olsa geek olmak farklı olmak demektir.90'lar da Blue Album ile başlamışlar müzik hayatlarına. 2000'li yıllarda güzelim Green Album vardı. Benim de gençliğimin önemli albümlerinden biridir. Toplamda 8.stüdyo albümleri olsa da, renkli albümler serisinin 8 sene sonraki halkası olarak oldukça büyük önem taşıyor Weezer hayranları için. Bu önemli albümün ilk videosunu da Youtube üzerinden yayınladılar. Hem de Youtube temalı bir video ile...
Kimler yok ki bu video da. Evinde webcam karşısında gitar çalan gençler ile başlıyor. Japon saçmalıklarından, webcam karşısında nançuka ile, sopa ile hareket yaparken kafayı gözü yaran angutlara; mentos ve cola deneylerinden, ultra Britney fanı ağlayan gay çocuğa; All Your Base Are Belong To Us fenomeninden, Daft Punk'ın Harder, Better, Faster, Stronger yorumlarına kadar Youtube ünlülerinin hepsi bir şekilde yer buluyor bu videoda. Youtube'un 2 senedir hayatımıza ne kadar çok yer ettiğini farketmemizi sağlıyor üstelik. Ve Youtube sayesinde en yaratıcı, en hayalgücü geniş insan olduğunu kanıtlamak için, dahası ünlü olmak için, hatta temelinde dikkat çekebilmek için fırsat yakalayan geeklerin, geek çaresizliğini de gözümüze sokuyor.
Bunların yanında şarkı sözleri ise başka bir boyut. Yaşı geçmiş ve artık çocuk değil yetişkin olması beklenen geeklerin yaralarına parmak basmışlar bu sefer. Hani dedik ya en başta burun kıvrılan diye. Hani dedim ya benim de üniversite yıllarım bitiyor ve o döneme giriyorum artık diye. İşte o yüzden ilaç gibi yetşti yine Weezer bana. Bunu daha önce Green Album ile lise yıllarımda da yapmış, lise depresyonlarını atlatmama yardımcı olmuştu. Şimdi de Red Album demiş ve gerçek hayat öncesi depresyonu ya da ilk gençlik dönemi bitiş depresyonlarıma derman olacakmış.Bu nedenle satırlarca yazı yazdım geek olmak ve ben konulu.
Bıyık revival modasına bir yandaş daha katılmasına ise ben ve bıyığım çok sevindik. Bıyık çok yakışmış vokalist Rivers Cuomo'ya. Albümün çıkışı için 3 Temmuz demişler ve ben şimdiden heyecanla bekliyorum. Beklerken de böyle büyük bir turta yaptım işte. Benimle aynı hisleri paylaşan bir sürü insan adına da haykırarak eşlik etmek istiyorum.
I ain't got a thing
To prove to you
I'll eat my candy
With the pork and beans
Excuse my manners
If I make a scene
I ain't gonna wear
The clothes that you like